İSTATİSTİKLER

106 kategori altında, toplam 664 video bulunmaktadır.

Bu videolar toplam 2712095 defa izlenmiş ve 1338 yorum yazılmıştır.

SON DAKİKA HABERLER

SICAK VİDEO KLİPLER ( büyükler için )

sarhoş kızlar

Eroine giden yol!

Kategori Kategori: Türkiye | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 166 Okunma | Yazar Yazan: admin | 12 Kasım 2008 23:36:11

Oğluma uyuşturucu anlamında ilk hapı, kolejde birlikte okuduğu flörtü vermişti belki. Ama eroine giden yolu hep birlikte hazırlamıştık. Anne babası başta olmak üzere bizler...

Oğluma uyuşturucu anlamında ilk hapı, kolejde birlikte okuduğu flörtü vermişti belki. Ama eroine giden yolu hep birlikte hazırlamıştık. Anne babası başta olmak üzere bizler... Morfin bu işin ilk adımıydı. İçinde morfin olan ilaçları almak için oğlum ve arkadaşları her yola başvuruyordu. Çok sonra öğrendiğim bir doktor gençlere 20 milyon karşılığında reçete yazıyordu.
 
Vücutlarında bir kesik varsa onu gösteriyorlarmış. “Bunun için ihtiyacım var,” diye. Doktorun, bu dönen büyük yalanı bilmemesi mümkün değil. Bilerek verdiğini söylemişti zaten oğlum ve arkadaşları. Daha sonra bu reçete ile eczaneye gidiliyor ve ampul alınıyormuş. Bu dönemde ben hala çocuğumu doktora veya hastaneye götürme mücadelesi içindeydim. Ama yine evin düzenini ve mutluluğunu bozmakla suçlanıyordum. Bu günlerde oğlum giderek zayıflamıştı.

Uyuşturucu, damardan yapıldığında iğne izleri, deri altına yapıldığında deride sarılık (bu yüzden evde mutlaka bir fondöten veya kapatıcı bulunduruluyor), ağız yoluyla alındığında da mide bulantısı ve kusma yapıyor demiştim ya daha sonrasında çocuk bir enkaza dönüşüyor. Hasan’a dikkat ediyordum, sürekli baldırlarını ve yüzünü kaşıyordu. İdrarının rengi çok koyulaşmıştı. Ve önemlisi artık çişini ayakta yapamıyordu. Klozete oturuyordu bunun için. Sürekli kabızdı. Kakası o kadar kalın oluyordu ki, inanamazsınız. Gözbebekleri bazen çok küçülüyor bazen de kocaman oluyordu. Göz beyazı duru ve mattı. Bir de aniden dokunduğunuzda sıçrıyordu yerinden. Ayrıca yaşadığı yer, üstü başı pisti ama su bardağını bir yudum alsa değiştiriyordu. En büyük takıntısı olmuştu temiz bardak!

Eroine merhaba

Bu belirtilerin farkına varmam biraz zaman almıştı. Ama öğrendiğimde oğlum eroine geçmişti bile. Bir hafta önce kovulmama rağmen, bir öğleden sonra gittim yine. Oğlan yoktu. Babası da bara gitti. Ben yine evi ayağa kaldırıp temizledim. Çünkü o an başka bir şey elimden gelmiyordu. Gece oldu, oğlanı bekledim, gelmedi. Eski kocamı aradım, “Gece bir arkadaşında kalacak, Üsküdar’da” dedi hakaret eden bir ses tonu ile. İçim yanmaya başladı. “Arkadaşı kimse telefonunu ver, arayacağım” dedim. Bağırdı, çağırdı sonunda “Ben de bilmiyorum” dedi. O zaman gittiği barın sahibi arkadaşını arayıp kuşkularımı dile getirdim. Baktı ki ben artık bayrakları açmışım, iki saat sonra geldi eski kocam. Birkaç yere telefon açtı. Sonunda sabaha karşı geldi Hasan ama kapkaraydı suratı. Bu kez o da kızdı oğluna. Galiba o da anlamıştı olanları ama soracak cesareti yoktu. Alacağı cevap bütün huzurunu ve düzenini bozacaktı!

Ertesi sabah bir kavga çıkardılar, baba-oğul. “Artık hiçbir şekilde buraya gelmiyorsun. Oğlumuz bir şey yapmıyor. İçmişse bir iki esrar denemiştir. Ben de gençliğimde iki kere baktım. Bak şimdi adını bile unuttum. Her genç dener bunu” demişti eski kocam ve ben son defa–artık yorgunluktan ölüyordum- evlerini terk ettim. Giderken oğlumun gözüne baktım, “Benim haklı olduğumu biliyorsun oğlum. Ve içinden diyorsun ki şu babam amma salak! Annem her şeyin farkında ama elinden bir şey gelmiyor!” Hasan hiçbir şey söylememişti ama birbirimizi anlamıştık. Ve o sinirle bir de şunu söyledim çıkıp giderken, “Bu oğlanın durumu ortaya çıktığında sakın beni aramayın. Ne haliniz varsa görün!”

Koş gel, oğlumuz hastanede
Evime gittim ve uzaktaki annemle babam yatıya geldiler. Üç-dört gün kalacaklardı. İkinci gecenin sabahında, saat 05.00 gibi eski kocam cep telefonumdan aradı. Sarhoştu ve ağlıyordu. “Senden saklayamam artık, dün geceden beri oğlumuz hastanede. Haklıymışsın, eroine başlamış!”

Şimdi bu yazılarımın başında anne babalara demiştim ya, paniğe kapılmak yok! Böyle bir durumda yüreğinizin acısını güce ve metanete çevireceksiniz. Aynısını yaptım. ‘Bismillah’ deyip kalktım yataktan. Eşofmanlarımı giydim. Annemle babama, “Oğlan ve babasının arası açılmış, beni çağırıyorlar bir iki gün kalmam gerekiyor, kusura bakmayın, siz kalın ben döneceğim!” dedim ve bir taksiyle atladığım gibi evlerine gittim. Eski kocam ağlıyordu. Bitkindi. Çok çaresizdi. “Otur karşıma” dedim. “Şimdi ben eğer anneysem oğlumu bu illetten kurtarırım. Sen de olanları unut.” Kalktım TV’nin karşısındaki kanepeye temiz bir çarşaf serdim. Yastık yüzünü değiştirdim ve eski kocama “Sen şuraya uzanıyorsun, TV’de bir kanal bulup en beğendiğin şeyi izliyorsun ve burada uyuyorsun. Gerisini bana bırak,” dedim.

O andan itibaren evdeki tüm odaları (oğlanınki hariç) ayağa kaldırdım yine. Her şeyi yıkadım. Düzenledim. Bakkallar açıldıktan sonra alışveriş yaptım ve yemekleri hazırladım. Ev, beş saat içinde oğlumun dönüşüne hazırdı.

Hastanede korkunç tedavi

Babası öğlene doğru uyandı ve anlattı. Bir gün önce arkadaşlarından biri Hasan’ın eroine başladığını söylemiş babasına. Çünkü o oğlan hala ilaç mevzuundaymış ve Hasan’ın arkadaş gurubunu değiştirmesine, kendileriyle görüşmemesine üzülmüş ve anlatmış her şeyi... Bunun üzerine baba oğlanı sıkıştırmış ve çocuk itiraf etmiş. Zaten o da artık pişmanmış! Oğlumuz ise sadece bir aylık eroin kullanıcısıymış.

Yalnız o an kriz gelince babasına yalvarmış. O da gidip eczaneden malum o grip ilacını almış ağlaya ağlaya. Ve oğlum odasına gidip kullanmış! Daha sonra aile dostumuz gelmiş eve ve oğlumu apar topar Balıklı Rum’a götürmüşler. Hemen ilaç vermişler, iğneler yapılmış ve oğlumuz uykuya dalmış.

“Ben de gitmek istiyorum,” dediğimde babası karşı gelmişti. Ben gidemezmişim çünkü oğlum beni görmek istemiyormuş. Babası böyle söyleyince ‘Tamam” dedim, “o iyileşsin de ben hiç görünmem ortalarda!” Ama daha sonra Hasan’la konuştuk bunu. Benim onu, o halde görmemi istememiş. Ve ona, ‘Ben sana dememiş miydim’ diyeceğimi sanmış. Tabii bunları o günden bir sene sonra konuşabilmiştik.

Ama ben o sabah, temiz çamaşır bahanesi ile gittim hastaneye. Önce doktorla konuştum. Adam artık nasıl bir anne bekliyorsa beni görünce şaşırmıştı. Başlardaki küstah tavrı değişmiş ve beni kapıya kadar uğurlamıştı. “Onu görebilir miyim?” diye sorunca da “Girebilirsiniz yanına” demişti.

O kapı önündeki halimi hiç unutmam. Koridorda hayatımda ilk kez canlısını gördüğüm baygın bakan bağımlılar. Gençler, güzelim kız çocukları, medeni görünüşlü beyler. Kimi ikişer guruplar halinde peltek peltek konuşuyorlar, kimi boş gözlerle duvara bakıyorlardı. Kapıyı yavaşça açtığımda oğlum koma halinde uyuyordu. Öyle ilaçlar almıştı ki benim farkıma bile varmadı. Kadife bir pantolon ve pis bir kazak giymişti ve ayağında botları vardı. Ağzının kenarında köpükler birikmişti ve yüzü kara-sarıydı. Yanına gidip dokundum, gözlerini hafif aralayıp kızgınlıkla baktı.

Suya batırdığım elbezi ile her yerini sildim. Hemşirenin yardımı ile tertemiz eşofmanlar giydirdim. (Bu arada babası olacak adam, sürekli kolumdan dışarı çekiştiriyordu. Rahat bırakacakmışım oğlumu. Ne gerek varmış? Ya uyanıp da beni görürseymiş.!) Onu dinlemedim ilk kez. Hasan’ımın ayakkabılarını çıkarttım. Ayaklarını silip çoraplar giydirdim ve üzerine battaniyesini çektim. Ve ikinci gelişimde buraya mutlaka ev çarşafları, pofuduk bir yorgan, mis gibi havlular, çiçekler, kırtasiye malzemeleri, mumlar getirmeye söz verdim kendi kendime. Bunları yaparken sanki oğlumun içini de o zehirden temizliyormuşum gibi geliyordu.

Orayı terk ederken oğlum hala uyuyordu. ‘Eroin bitecek ama bu ilaçlar ondan beter galiba,’ diye düşündüm. Haklı olduğumu sonra anlayacaktım. İddia ediyorum ki bu ilaçlardan başka bir yöntem bulunmalı. İlla bulunmalı.

Hastanelerin güvenli olduğunu da sanmıyorum . Çünkü yan odada yatan hasta, bir sanatçının eski eşiymiş ve ona kızı madde getiriyormuş. İstenildiğinde güvenlikçiler atlatılabiliyordu yani.
Devamı var……
 | Puan: 10 / 2 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Arama ARAMA